A great Functional Programming tutorial written by Eric White..
http://blogs.msdn.com/ericwhite/pages/FP-Tutorial.aspx
It has been a while that I have closed my Twitter account. I have decided to re-activate it again today to share more, since it is easier than blogging:)
So, if you like technology, please stop by and become my follower.
You can follow me on http://twitter.com/mkosucu..
Have a Good Tweets:)
As most of you may know that Google has recently announced their new programming language, Go. According to Go authors, Go is developed to bring some of advances of the modern programming languages back down to system arena where C is still being actively used. I have found an article regarding Google Go which might be an initiative for you to start programming Go. Please note that it is still on the experimental stage.
Here is the ling of the article: http://www.infoq.com/articles/google-go-primer
I would like to thank Samuel Tesla for this great tutorial.
Enjoy
A great animation... I hope you will like it.
Harika bir animasyon, umarim begenirsiniz.
http://fc01.deviantart.com/fs13/f/2007/077/2/e/Animator_vs__Animation_by_alanbecker.swf
Domain-Driven Design(Etki Alanina Dayali Tasarim)(Biliyorum cevirince biraz anlamsiz oluyor:)) hakkinda www.dzone.com tarafindan saglan kisa ve oz bir dokumani paylasmak istiyorum.
www.dzone.com bello araliklarla kiza dokumanlar hazirlayarak ucretsiz olarak dagitiyor. Sadece yapmaniz gereken uye olmak, boylelikle yayinlanan tum dokumanalri email adresinize gonderiyorlar.
http://refcardz.dzone.com/ adresinde indirip arsivleyebileceginiz 76 tane kisa dokuman var. Umarim ilginizi ceker.
Dokumani yandaki link e tiklayarak indirebilirsiniz.
Umarim Isinize Yarar
Ask , isyan ve geride alanlar
Simdi, içimden bir seyler yazmanin uslu mecburiyeti dökülüyor bu sayfalara... Sorumsuzca savrulan sözlerin, bir adabi ve anlami yok. Kendime ait savruluslar bunlar sadece.
Üzerimde kis örtüsü, üsüyorum hem de çok üsüyorum. Içimdeki en derin yaralar titriyor. Sevgi adina, adina, umut adina maglubum. Yenilgime sunabilecegim bir mazeretim yok. Cevabi bilinmeyen sorunlarin, kargasasi üsüsüyor üstüme. Seçilmis yanlis yollarin asfalti oluyor tenim. Çikmaz sokaklardan hep geri dönmelerin çaresizligi yansiyor yüzüme. Acilarimi terbiye etmeyi ögrensem de maglubum.
yasam Insan kendi içinde bir baska büyüyor. Bir baska oluyor içinde sesin teli, yüregin dili. Bilinmezlik yolculugunun sirlarinin sifresi hep içimizde bir yerlerde geziniyor. Çözülen her sirrin sifresi, yeni bir sirra açiliyor ve insan kendi içinde çözdükçe sifreleri, kendinden uzaklasiyor.
Uzaklasiyorum ben de kendimden. Her uzaklasmami anlamlandirmak için çirpiniyor beynim. Hesapsiz bir durusun bedelini ödüyor kalbim. Çirpinislara düsüyor bazen. Bazen yari baygin, yari sarhos dolasiyor. Bazen de beni kendimden alip, kendime kurban ediyor. Her defasinda daha ahmak, her defasinda daha cesur oluyor. Ahmaklik ve cesaret insani adam gibi adam yapiyor. Sözün özü aci olsa da serinlik katiyor bedenime.
Gerçegini biliyor olmanin saadeti ise esiyor ara sira...
"Ask, Isyan ve Geride Kalanlar " içimde bir kiyim, vicdanimda çarmiha gerdigim vasiyetimin alni açik bir ödesmesi. Ask, Isyan ve Geride Kalanlar, umuda çikmis yolculugumun kalemi kirilmis idam karari oluyor.
Bu müsvedde geçmiste her iz, kendine bir yer açiyor. Kimi zaman beni özlersin özlersin de bulamazsin derken, kimi zaman sarilacak bir tene hasret düsüyor. Iz sürücüsü geçmisim ise hep felaketlerimi buluyor, baskinlarin ihbarcisi oluyor çiplakligim. Sokaklari birbirine baglayan basibos yürümelerim, kaçak tenhalardan yildizlar çekiyor. Her defasinda itirazlar yaziyorum mevsimlere. Yillarim kayboluyor, gezginci sözlerim kendini yitiriyor, bakislarim düsüyor, yagmur oluyor gözlerim. Ecelim elime degiyor.
Bütün mahcubiyetlerim utaniyor. Bütün mahcubiyetlerim yalanin öteki adi gibi diziliyor tespihlere. Terörize olmus duygularin, anarsist yanginlarina veriyor kendini. Ihalesiz sevmelerin, devri olmayan ihanetlerin, sadaka yüklü madalyalarina gözlerini kapatiyor. Infilaklara saliyor kendini. Yasamdan sürgün edilmisligin bedelini oksuyor, yüregimde tasidigim kimsesiz emanetler isyan ediyor. Bir yanim esir, bir yanim esaret kiriyor. Sevgi sözcüklerini de çokça söylememek icap ediyor.
Ne masallar var aklimda, ne de tatli rüyalar. Belki de hiç anlatilmamis, hiç söylenmemisti. Ama ben yaktim unutmak istedigim her seyi. Çünkü biliyorum, bir yoksul masalidir yakmak sakincali her seyi... Sirtimdan atip kayip gençligimi, sükunet içindeki sarhos vicdanlara, muhalefet serhi koymanin huzurunu, rahvan bir yorgunlugun ise suçunu üstüme alarak, kaygilarimi kaygilandiran iç duvarlari, üçüncü göz bakisimi, askiya çekilmis hatiralara emanet ederek, bilindik acilardan beslenen aç tarihe dudak büküp, gülümsüyorum. Varoslara teslim olup, illegal kayiplara karisiyor, sirenlerin yanip sönen uyarilarina yakisiksiz kafiyeler diziyorum. Acilarima terbiye süsü verip, birbirine teget göz yaslarimi siliyorum. Umut tasimak ki bir sonraki saliselere, acinin alnini karislamak gibi beyhude bir çaba ve bütün intiharlarim huzursuz, bütün huzursuzluklarim ise intihar etkisinde.
Arsive düsmüs hikayemin bilançosu ise bir yafta gibi asilmis boynuma. Kimseler bilemezdi kötülügün bu kadar kolektif oldugunu ve zulalarin da bu kadar tedarikli oldugunu. Ve hep hazirliksiz yakalaniyorum cellatlarin kütügüne. Arzuhallerimi yazip savuruyorum rüzgarlara... Iradesiz bir kusatmadir simdi yalnizlik. Nereye baksam hiçlik zafiyeti, nereye dönsem sonsuz uzayis. Bir beddua gibi agir, bir beddua gibi sorumsuz, bir beddua gibi yok edici her sey. Isyanlarim ise karaya vuran vicdanlar gibi gözü açik ölüyor. Çeliskilerim küçük bir çocuk, aci ise hesaplasmasinda özelestirimin. Sevgilerim ise belirli belirsiz izler tasiyor, izler tasiyor arkasinda iz birakmayan.
Hepsinden öte dostlar,
Bir uçurtmam olsun istiyorum.
Rüzgarsiz havalarda da uçsun,
Ne ipi olsun birinin elinde,
Ne de görülebilsin gökyüzünde.
AKIN OLGUN