İnternet komşum olsana...
Bosch tarafından geliştirilen online yaşam platformunda artık internet üzerinde ev sahibi olup online olarak yaşayabiliyorsunuz:) http://www.boschworld.com/Default.aspx adresine girerek güzel bir yarımadada birkaç işlemden sonra evinizi ve tapunuzu alın. Şu an site tamamen aktif değil çok yakında online yaşam hizmetine başlayacak:) Tavsiyem; evler tükenmeden hemen evinizi alın. Bana komşu olmak isteyenler için ev adresimi veriyorum:)
1. Bölge 3. Etap 48. Mahalle 14 Numaraı daire:) komşu olarak beklerim:)
İyi eğlenceler
Uzun süredir üçüncü parti bileşen(component) firmalarındaki gelişmeleri yakından takip ediyorum. Yazılım platformları geliştikçe, büyük bileşen firmaları kendilerini daha çok aşıyorlar. Ürünlerini yakından takip ettiğim Developer Express Inc ve Infragistics Inc, ulu orta yapmasalarda kapalı kapılar ardında büyük bir rekabet içindeler. .NET Framework 3.0 ile WPF bileşenlerinde hızlı adım adım atan Infragistics Inc. WPF alanında rakiplerine göre büyük yol kat etti. Benimde kurumsal olarak bileşenlerini beğenerek kullandığım Developer Express Inc. ise buna karşı bir atak olarak, kurumsal uygulama geliştirme çatısı olan eXpress Application Framework ürününü piyasaya sürdü.
Uzun bir süredir incelediğim ve çok beğendiğim XAF(eXpress Application Framework)'te yazılımcıların nefret ettiği bir çok yorucu kodlamayı profesyonel bir şekilde ortadan kaldırılmış. Yine Developer Express e ait olan XPO(eXpress Persistent Object) isimli ORM(Object Relational Map) aracı ile entegre çalışan bu framework ile, yazılımcıların günlerini alan uygulamalar saatler içinde yapılabilir durumda. Basit bir örnek verecek olursak, mesela bir adres defteri yapmak istiyorsunuz(tabiki bu kurumsal bir uygulama değil ama, ürünün işlerimizi nasıl kolaylaştırdığına örnek için). Sizin yapmanız gereken sadece, veritabanı tablolarınızı sınıflar olarak tasarlamak ve uygulamaya eklemek. Bundan sonra, ekle, sil güncelle, listele, güvenlik ayarları, yetkilendirme, çıktı alma, excel'e word'e çevirme gibi işlemler framework tarafından sizin adınıza tasarlanıyor. Yapmanız gereken uygulamayı derlemek ve çalıştırmak. Şunuda eklemek gerekirki, yazılımcılar hala kod yazmak durumundalar, ama zaman alan rutin kodlar değil.
Ürün hakkında merak ettikleriniz varsa www.devexpress.com adresinden daha detayı bilgi alabilirsiniz. Denem sürümünü indirip kullanabilirsiniz.
Kolay Gelsin
İnternette okuduğumda çok şaşırdığım traji-komik bi olay hakkında bişeyler yazmak istiyorum. Başrolde yine Kemal Unakıtan var. Haberi okuduğumda bu insan nasıl bakan oldu, yazık bizlere diye kendi kendime söylendim.
Hem memura %2 elektriğe %15 zam verip hem, ücretlerin Türkiye standartlarından çok olduğunu savunan bu insanlar şimdide, evimizde eşlerimizi az para harcamaları konusunda eğitmemizi söyleyerek kendilerini komik duruma düşürüyorlar. Maliye "Bakanı" Kemal Unakıtan'ın sözleri şöyle;
"Kardeşim senin şu kadar gelirin var ayağını yorganına göre uzat diye diye boğazım kurudu. Şimdi adam kredi kartı buldu mu hazine buldu sanki. Harca Allah harca. Yarın öbür gün ödeyeceksin. Bu kadar kısa akıllılık olur mu? Neden benim sizin kredi yüksek borcunuz olmuyor? Sonra borcumu ödeyemiyorum intihar edeceğim. Ya etme kardeşim borcunu öde. Sanırım hanım beyi sıkıştırıyor. Hanımları bu konuda eğitin. Her şeyi istemesinler. Eşinin gelirini biliyor. Bak biz devlet olarak gelire göre harcama yapıyoruz rahata kavuştuk."
Bizim oralarda bir laf vardır Kemal Bey, "Bekara eş boşamak kolay..." Siz makamınızın verdiği yetkiyle pervazsızca, halkla alay edercesine konuşmak yerine oturduğunuz koltuğun hakkını vermeyi neden denemiyorsunuz? Kredi kartlarını eleştirmek yerine, neden insanların kredi kartlarına bu kadar yüklendiğinin nedenlerini hiç araştırdınızmı. Doğru ya cebimizde para var bizler illa kredi kartından harcayalımda faizini ödeyelim diye düşünüyoruz. Toplumun bu halinden yararlanıp ekmek peynir gibi kredi kartı satan bankalar içi bir yaptırımda bulunmayın!!! Devlet olarak rahat olduğunuzu söylüyorsunuz... Evet, siz devlet olarak gelire göre harcama yaptığınız için rahata kavuştunuz. Sanırım bu toplumun bu denli yoksul ve standartların altında yaşaması, sizin bu rahatlığınızın sonuçları. Evet siz rahata kavuştunuz, peki ya bu toplum, ya 450 milyon asgari ücretle 2 çocuk okutan bir baba? Komiksiniz... Nasıl bir mantık nasıl bir anlayış bu! "Eşlerinizi eğitin, herşeyi istemesinler. " Dünya tarihinde bir bakan tarafından halka böyle bir çözüm sunulmuşmudur(?). Tartışılır.ii
Bırakın antika çözümler üretmeyide, oturduğunuz, bulunduğunuz mevkinin hakkını verin. Yoksa Ahirette yapışırız boğazınıza ona göre...
Önceki blogumda yayınlamıştım ama tekrar paylaşma isteğinde bulundum... Aşağıdaki videoda değerli insan Zülfü Livaneli'nin efsane parçası olan, Ey Özgürlük parçasının İtalya da yapılan çocuklar şarkı yarışmasında seslendiriliyor. Söylemeden geçemeyeceğim, bu videonun altına aptalca yorum yapan "embesil insan türevleri", bu parçanın bölücülükle alakası yok... Buna idrak edemeyecek olgunluktaysanız, dinlemeyin...
Sitemde politikaya yer vermekten vazgeçmiştim ama, bu haber bu kararımı bozmaya yetti.
Şu sıralar asgari ücret tartışmaları yaşanıyor. Yeni yıldaki asgari ücretler bu tartışmaların sonucunda belli olacak. Haberi ilk okuduğumda, temennim elle çalışanlara elle tutulur bir zammın verilmesi olmuştu, ama Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklaması temennimin çok anlamsız olduğunu anlattı..
Kendisinin açıklaması şu yönde;
"OECD ÜLKELERİ İÇİNDE EN YÜKSEK ÜCRETLER BİZDE"
Ya bu bakan Türkiye'de yaşamıyor, yada milletvekili maaşlarına bizim bilmediğimiz fazla bi zaman uygulandıki ücretlerin yüksek olduğundan dolayı şikayet ediyor. Sayın bakan, o mecliste sadece oylamaya katılıp 8.450 lira maaş alan bir sürü milletvekili var, sizde dahil bir iki ay asgari ücretle geçinmeyi denedinizmi hiç? Benzinin 3.5 liyara dayandığı bir ülkede, 500 lira asgari ücrete nasıl yüksek dersiniz? Hemen insanın sorası geliyor, acaba bu bakan para birimlerinden mi habersiz yoksa artık emekliye ayrılma zamanımı geldi?
Apple'ın hem kurucusu hemde CEO'u olan Steve Job, hayatındaki üç dönüm noktasını anlatıyor. Paylaşımından dolayı Hasan arkadaşıma teşekkür ederim.
İşte küçük Ömercik'kin şovu.
Teknoloji aşığı biri olarak, ilk dafa teknolojiden bu kadar nefret ettim! Akbank'ı arayıp yapmak istediğim, cep telefonu numaramı yurtdışı numaram ile değiştirmekti. İsteğimi kendilerine ilettim. Değiştiremezlermiş! Nedenini sorunca şubemi aramamı istediler, annemin evlenmeden önceki soyadı kayıtlı değilmiş.. Dedim ben soyadını söyleyeyim, aramama gerek yok. Neymiş MERKEZ'den olmuyormuş. Ya sabır dedim aradım, soyadı bilgisini kaydettirdim. Tekrar merkezi aradım, dedim ki ben bu bilgiyi kaydettim değişebilrimisiniz cep numaramı, tabi dediler önce sizden bi sabit numara alalım. Dedim ki ben yurtdışında öğreciyim sabit numaram yok, sadece cep numaram var. O zaman işleminizi gerçekleştiremeyiz dediler!!! Böyle saçma bi mantık bi aptalca sistem nerde görüldü? Herşeyi düşündülerde, yurtdışında olan bir insanın sabit numarası olamayacağını neden düşünemediler çok merak ettim ve sordum, "Neden bunu düşünemediniz? Benim numaram olmak zorunda değil." Müşteri temsilcisi arkadaş papağan gibi aynı şeyleri söylemeye devam etti. Dedim bana çözüm üretin, mağdurum, ne yapmam lazım? Arkadaş hala numaranız olması lazım diyor:)) Trajikomik bir olay... Neymiş, güvenlik politikası!!! Saçma sapan güvenlik politikaları yüzünden, mağdur ettikleri insanların haddi hesabı yoktur sanırım. Hala cep telefon numaramı değiştirmek için uğraşıyorum. Teknolojiyi insanlara yardım etmek yerine insanları strese bunalıma sokmak için kullanan Akbank'ı kınıyorum.
Buda bozulmuş TurkCell:))
Peki biz bunu söylediğimizde neden kimse bizi dinlemedi? Üniversite 3. sınıfta, ekip olarak Ex-Go(Extreme Government) adı ile Microsoft'un yazılım tasarımı yarışması olan Imagine Cup'a katıldık. Projemiz bugün okuduğum bir haberde bahsedilen elektonik kartların e-devlet yapısında kullanılmasından bahseden haberdeki gibiydi. Bunun yanında biz ehliyetin, vergi kartının, sağlık karnesinin ve buna benzer kamusal işlerin tek kart üzerine, kişinin parmak izinide güvenlik için kullanarak entegre edilmesini proje olarak sunmuş ve pilot uygulamasınıda geliştirmiştik. Ama bunu yarışmada sunduğumuzda jüri dinlememişti bile:) Dinliyor görünmüşlerdi ama, dinlemediklerini sunumun sonunda anlamıştık... Yuvarlak bir kaç yorum sonunda elemişlerdi... Şimdi ise proje gerçek oluyor, ne demeli ki? Olan bizim projeye oldu...