Mesut KOSUCU
Kendini arayan adam... RSS 2.0   
Hakkımda
Ben Kimim?
mkosucu@gmail.com
mkosucu@hotmail.com
 Tuesday, June 10, 2008
Humeyni'yi Seviyorum, Atatürk'ü Sevmiyorum(!)
Çoğu kez politikaya yer vermeyeceğim diye karar aldım ama gündelik yaşamda öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki, kararlar her defasında geçersiz kalıyor.

Bugün okuduğum bir haber beni bu yazıyı yazmaya itti. Fatih Altaylı'nın hazırlayıp sunduğu, Teke Tek programına davet edilen iki türbanlı arkadaşımızın diyaloğu, aslında yargılamadan ve sorgulamadan inanışın açık göstergesiydi. Fatih Altaylı'nın Humeyni yi seviyormusun sorusuna evet seviyorum cevabını veren arkadaşlar, Atatürk'ü seviyormusunuz sorusuna ise, hayır cevabını vermeyi tercih etti. Bunun yanında Cumhuriyetin 85 yıllık kazanımlarını aslında üzerlerinde baskı olarak gördüklerini ve laik rejimin kendi özgürlüklerini kısıtladığını söylediler. Ama izlediğim videoda gözüme takılan bir kaç nokta varki bunlar daha acı. Sayın Altaylı'nın "Humeyniyi neden seviyorsun?" sorusuna iki arkadaştanda mantıklı bir cevap germemesi, mantıklı cevabı geçtim cevap gelmemesi, aslında durumu açıkça ortaya koyuyor. Arkadaşlardan birinin cevabı, "Seviyorum, Şii olması önemli değil, müslüman olması önemli, saygı duyuyorum, Humeyniyi seviyorum yani"! Atatürk müslüman değil miydi?  E ben güzel kardeşim, önce canlı yayına çıkıp türban tartışması yapacağına, inandığın değerlere neden inandığını açıklamayı öğren...  Diğer arkadaştan Nene Hatun ve Maraşı birbirine karıştırarak bir cevap verdi. Altaylı'nın Atatürk olmasaydı, şu an İngiliz, Fransız... sömürgesi olacaktık sorusuna ise, arkadaşlardan birinin cevabı, daha iyi olurdu, haklarımız olurdu gbi saçma bir cevap vermesi tartışmanın vasatlığını ortaya koydu. Güzel kardeşlerim, bana sorarsanız öncelikle biraz okuyunda neyi nasıl yaptığınızı açıklama yeteneği edinin, kulaktan dolma bilgilerle canlı yayına çıkarsanız, papağan gibi verdiğiniz cevaplar insanlar için alay konusu olur. Şimdi Türkiye'de özgürlük adına reformlar yapan iktidara sormak lazım, İran'daki rejimi beğenen, yani kadının ikinci sınıf vatandaş olduğunu bir sistemi beğenen insanlara dünyanın özgürlüğünü versen değişen ne olacak?

   

Tuesday, June 10, 2008 1:24:09 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Genel
 Tuesday, June 03, 2008
Ey Embesil Hacker(?)
Burda yazmak pek doğru değil ama, eminim bu yazdıklarımı göreceksin... Eğer iyi bir hacker olmak istiyorsan, bence biraz daha kendini geliştirmelisin. Seni embesil olarak tanımlıyorum ben, sen kendini çok iyi biliyorsun, insanların emeğine saygı duy önce!!! Ordan burdan topladığın hacking programları ile kendini tatmin ederek bi yere varamazsın bundan eminim. Biraz kendin uğraş, kendi hack programlarını yazda para kazan, benim sitemle uğraşsan ne uğraşmasan ne, çokta umrumda. Değişirsin dns lerimi, bende geri değişirim sonra? Tatminmi oluosun bundan bay embesil? Yazık yazık...


Tuesday, June 03, 2008 12:46:47 AM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Genel
 Wednesday, May 28, 2008
Yazılım Test Mühendisliğinde Bir Kaç Soruya Cevap


  •  Yazılımda ne test edilmelidir? - Herşey
  •  Yazılım testi ne zaman başlamalıdır? - Mümkün olan en erken zamanda
  •  Yazılım testi ne zaman sona erdirilmelidir? - Mümkün olduğunca geç
  •  Yazılımı kim test etmelidir? -  Herkes
Wednesday, May 28, 2008 5:54:37 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Genel
Üniversitelerde Öğrenci Kontejanları Artırıldı!

İşsizlik oranının %10' ları aştığı bu günlerde, üniversite mezunlarının bile iş bulmakta zorlandığı bu günlerde, sırf insanlara iyi görünmek için, alt yapı kurmadan, öğretim elemanı yetişrimeden, laboraturlar açmadan, üniversite kontenjanları yaklaşık 42 bin artırıldı!!! Halka şirin görünmek için her türlü numaraya başvuranlar, eminim birgün tarih önünde hesap verecekler!!!



Wednesday, May 28, 2008 1:25:59 AM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Politika
 Sunday, May 25, 2008
Can Dündar'dan Güzel Bir Yazı
Aşık Olmadan Bir Düşün Diyor Can Dündar

Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
Sokağa fırlayacaksın...
Sokaklar da dar gelecek...
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...

Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan sağlık."
"Yasamak güzel."
"Bos ver, her şey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksın...
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Ne
dedin?" diye sormayacaksın...
Yalnız kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittiğin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksın...
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın...
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin...
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
İlaçlara sığınacaksın...
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin...
Telefonun çalmasını bekleyeceksin...
Aramayacağını bile bile...
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...
Yüreğin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin...
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu...
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksın...
Buna yasamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara...?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde aşık olabilirsin

Sunday, May 25, 2008 12:59:09 AM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [1] -
Genel
 Wednesday, May 21, 2008
Gtalk Sohbet Açıklaması

Büyük bir hevesle sayfama eklediğim Gtalk servisini malesef bir kaç  kendini bilmez embesil insan türevi yüzünden sayfamdan kaldırdım. Demekki insanımız meydanı boş bulduğunda çapsızca küfürler etmeyi kendine amaç ediniyor ve bundan gurur duyuyor. Tabiki buda üzücü bir durum. Bu şekilde davranan her kim olursa olsun kınıyorum.

Saygılar

Wednesday, May 21, 2008 10:09:20 AM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [1] -
Genel
 Friday, May 16, 2008
Çok güzel bir ses.. Çok güzel bir yorum...
Thursday, May 15, 2008 11:13:11 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -

 Monday, March 17, 2008
Yazgaç
Değerli dostum Hasan Ayaz'ın geliştirip ücretsiz olarak kullanıma sunduğu, Yazgaç isimli yazılımdan bahsetmek istiyorum. Yazgaç, bilgisayarının klavyesi ingilizce olan, ve bu klavleyle Türkçe karakterleri yazmakta zorluk çeken kişiler için geliştirilmiş bir program. Bunun yanında Yazgaç'ın eğitme imkanınızda var, olası kelimeleri program hazinesine ekleyip sonradan kullanma şansına sahipsiniz.

Prorgamı indirmek ve detaylı bilgi almak için tıklayınız

Bu paydalı paylaşım için Hasan Ayaza teşekkür eder başarılarının devamını dilerim.



Monday, March 17, 2008 8:32:53 AM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Genel
 Sunday, February 24, 2008
Düzenimizi değiştimek için onayınız yetmez!!!

Son günlerde yine herzaman olduğu gibi birileri ülke üzerinde oyunlar oynamaya devam ediyor. YÖK ve Milli Eğitim de Atatürkçü değerli insanların yerlerinin kaydırılması, görevden almalar, geçmişte laik düzenin sorun olduğunu düşünen ve bu konuda söylemleri olan  kişilerin kurumların can damarlarına atanması, siyasi bir simge olan türbanın hemen oldu bittiye getirilmesi ve resmi gazetede yayınlanması, "milletvekillerinin" çıkardıkları sosyal güvenlik yasa tasarısı ile milleti ezip kendilerine %70 e varan zam yaptırmaları ve buna benzer bir çok konu... Bu durumu en iyi açıklayan şeyin Ataürkün gençliğe hitabesi olduğunu düşünüyorum ve burada yayınlamaktan gurur duyuyorum.

ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!




Sunday, February 24, 2008 3:49:36 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Genel
Microsoft DreamPark

Geçtiğimiz günlerde Microsoft, DreamPark isimli öğrenci paketini duyurdu. Bu paketin amacı, bilgisayar teknolojileri alanında eğitim gören üniversite öğrencilerine, Microsoft ürünlerini ücretsiz olarak vermek ve kullanımını yaygınlaştırmak.

Paketin içinde, Visual Studio 2008 Professional, SQL SERVER 2005 Developer Edition, Windows 2003 Server Standard, Microsoft Epression ve XNA Game Developer Studio var.

Ürünleri indirebilmek için doğrulama yapmanız gerekiyor, ama kötü olan tarafı, listede Türkiye üniversiteleri yok! Ben kişisel olarak Microsofta mail attım, bu iletiyi okuyan arkadaşlarda Türkiye üniversitelerinin sisteme dahil edilmesi konusunda şikayetlerini yazarlarsa sanırım bizim üniversitelerimizide eklerler. En azından benim temennim bu.

Kayıt ve Yükleme için tıklayınız.

İyi Çalışmalar
Sunday, February 24, 2008 3:31:59 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Visual Studio
Visual Studio 2008 Hotfix (KB946581)

Visual Studio 2008 ile web sayfası geliştirirken, editör yavaşlığı ve perfomans problemini ortadan kaldıran "hotfix" yayınlandı. Eğer VS 2008 ile web sayfası geliştiriorsanız, yaklaşık 2.6 Mb boyutunda olan dosyayı indirip kurmanızı tavsiye ediyorum.

Dosyayı indirmek için tıklayınız.

Kolay Gelsin
Sunday, February 24, 2008 3:23:55 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -
Visual Studio
Kategoriler
 Genel
 Politika
 Visual Studio
Navigasyon
The Code Project
Developer Express Inc.
ASP.NET
Martin Fowler
WindowsClient.net
Takip Ettiklerim
 Hasan Ayaz
 Hasan Ayaz / Technojection
 Kıvanç Özüölmez
 Mehmet Nuri Çankaya
 Murat Yılmaz
 Tamer Öz
Arşiv
<July 2008>
SunMonTueWedThuFriSat
293012345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829303112
3456789
İstatistikler
Total Posts: 41
This Year: 20
This Month: 0
This Week: 0
Comments: 8